Kubbet-üs Sahra'nın Önemi ve Özellikleri
Kubbet-üs Sahra

Emevi Dönemi dini mimarilerinden bir örnek olarak karşımıza çıkan, Tapınak Dağı’nın ortasında yükselen Kubbet-üs Sahra, Emevilerin Hicaz’ın kontrolünü kısa süreliğine kaybettiği ve karşıt görüşe sahip dini gruplarla baş etmeye çalıştığı on yıllık sürenin sonunda inşa edilmiştir. Kubbet-üs Sahra’nın bu zorlu ve uzun sürecin sonunda inşa edilmesi bazı tarihçiler tarafından bu yapının zafer anıtı olduğunu düşündürmüştür. İslam mimarisinin ilk kubbeli eserlerinden biri olan bu yapı, 691-692 yıllarında Halife Abdu’l- Melik (685-705) tarafından inşa ettirilmiştir. Yapı, Kudüs’ün fethinden sonra Hz. Ömer tarafından yaptırılan mescidin yerine inşa edildiği için özellikle Batılılar tarafından Ömer Camii olarak da adlandırılmaktadır.

Yapının üstünde bulunduğu Kutsal Kaya ( Hacer-i Muallak) ile ilgili pek çok rivayet bulunmaktadır. Bunlardan biri Hz. Musa’nın kıble olarak bu kayayı kullandığı yönündedir. Eski Ahit’te geçen “dünyanın temelindeki köşe taşının” bu taş olduğu düşünülmektedir. Ayrıca Hz. İbrahim’in, Hz. İsmail’i kurban etmek için burayı seçtiği ve Hz. Muhammed’in (sav) göğe yükselirken ayağını en son buraya bastığı söylenir. Kitab-ı Mukaddes yorumlarında ise bu kayanın Süleyman Tapınağı’nın temelini oluşturduğu görüşü hakimdir.

Kubbet-üs Sahra

Merkezi plana sahip olan yapı sekizgendir. Yapıya girişi sağlayan dört kapı bulunmaktadır. Bu kapılar kuzey, güney, doğu ve batı yönlerindedir. Yapının kubbesi dört büyük sütun ile taşınmaktadır. Her sütun çiftinin arasında daha küçük üçer sütun bulunmaktadır. Bu sütunlar dört kemer ile birbirine bağlanmaktadır. Merkezinde Hacer-i Muallak yer alan yapının sekizgen prizmasının kenarları yaklaşık 27 metre, kubbe çapı yaklaşık 24 metre ve yüksekliği 36 metredir. Mekan, sekiz cephedeki kırk ve kubbe tasnağında yer alan on altı pencere ile aydınlatılmaktadır.

Yapının iç bezemesi büyük ölçüde korunmuştur ve süslemesi oldukça dikkat çekicidir. Duvarların alt kısımlarında pahalı iç levhalar bulunmaktadır. Bu levhaların üstünde bahçe tasviri yapılan bir mozaik süsleme yer almaktadır. Yapının kubbesinde İslam yapısında ilk örnek olan, Kûfi yazı stiline sahip anıtsal bir Arapça yazıt vardır. Bu yazıt iç sahınlık çevresindeki revakların yukarısında bir mozaik şeridi halinde uzanmaktadır. Yapının süslemeleri genel olarak bitki motiflerindedir.

Kubbet-üs Sahra’nın kubbesinin içten görünümü
Kubbet-üs Sahra’nın Kubbesini Çevreleyen Revak

Yapı plan şeması bakımından Hıristiyan mimarisinin özelliklerini taşımaktadır. Güney Suriye’de Zorah’ta yer alan İ.S 515 senesine tarihlenen St. George Kilisesi, St. Siemon Sitilites Vaftizhane Binası ve başka yapıların da bu yapının mimarisini etkilediği düşünülmektedir.

Yapının Geçirdiği Onarımlar

-1022/1023’te Fatimi Halifesi el Zâhir tarafından kubbede onarım gerçekleştirilmiştir.

-Memlük Dönemi’nde (14. yüzyıl başlarında) tavaf galerisinin ahşap tavanı yenilenmiştir.

-Kanuni Sultan Süleyman tarafından 16. yüzyıl ortalarında Mimar Sinan tarafından onarım gerçekleştirilmiştir.(İznik çinileri 1552)

-1780 senesinde 1. tavaf galerisinin ahşap tavanı yenilenmiştir.

-II. Meşrutiyet döneminde Mimar Kemâleddin Bey tarafından onarım gerçekleştirilmiştir.

Kubbet-üs Sahra 1552 İznik Çinileri, Sıraltı Tekniği.

Yapının dış duvarları 4,44 metreye kadar farklı renklerde kaliteli mermerler ile kaplanmış ve bu mermerlerin üstü tamamen çiniler ile kaplanmıştır.

Kaynakça:

İslam Mimarisi, Ord. Prof. Suut Kemal YETKİN.

İslam Sanatı ve Mimarlığı, Robert HILLENBRAND.

İslam Sanatı ve Mimarisi, Markus HATTSTEIN & Peter DELIUS.

Kubbet’üs Sahre, TDV İslam Ansiklopedisi, Nebi BOZKURT.